bunların yerine türünün tek örneği değil, meğersem iki örneğini kurtarmak için vicdan azabı çeken bir teyzeyi izledik. yeminle sinirlendiğimdir. bilimum robot çocuk, mutant kız ölümleri ölmemeleri bilmemneleri accayip boşa gitmiş gibi hissediyorum, yazık yani.
bir de tabii clara'nın date'i var. o kaçtı mı aceba? merak içindeyim doğrusu. gittikçe dan pink hakkında meraklanmaya başladım. clara'nın gidişi yaklaştıkça da hüzünleniyorum zaten. of. içim bunaldığıdır. daha iyi bir bölüm olmalıydı. bu bankayı apalapucia tadında bir yer olarak görmek istediydim. kilitleri tek tek açılan bir kasa olarak değil.
bu arada bak yine aklıma geldi yine sinirlendim. solar flare diyorsunuz river song yok bu nedir allah aşkına! nerde wedding of river song bağlantısı nerdeeee? ulan asmalı konak'taki ipek tuzcuoğlu'nun oynadığı her dizide aynı şekilde sigara içmesini dileyen bir insanım, öyle olmadı diye üzülen, hayalkırıklığı yaşayan biriyim. olacak şey mi ya? olacak şey mi?
neredesin river song? çok özledik.
bölümle ilgili tek hoşuma giden şey -tardis'in telefonu filan değil tabii ki- guard dog mevzusu. suçluluk duygusunun, niyetin kokusunu alabilen bir güvenlik sistemi bence çok çılgın bir fikir. o an düşündüm ki acep böyle birşey olsa neler olur? diren hukuk. diren insanlık.
bu arada iki minik not daha yazmalıyım: doctor'un architect'ten nefret etmesi gerçeği kalbimi kırdı. kendinden nefret etme doctor. am I a good person diye sorarken bile içim acıyor, böyle yapma ne olursun...
en sonunda "Robbin' a bank. Robbin' a whole bank. Beat that for a date." dediğin an çok tatlıydı. arasıra clara'ya çok sert çıkışıyorsun doctor. ama doğrusu bu minnoş flörtöz halin demiyim de, rekabetçi halini kaybetmemiş olman beni çok mutlu ediyor.
öteki bölümlerde bakalım bizleri neler bekliyor. şaka maka sezonu yarılamış olacağımız için oldukça hüzünlüyüm. river gelir mi acep? gelsin gelsin gelsin, nooolur gelsiiin. capaldi ile olan uyumlarını görmek için sabırsızlanıyorum!