Gecenlerde i-pod'umu shuffle'a aldim. Bu cumle bile basli basina benim
icin bir degisiklik aslinda. Cunku normalde yuz kusur listem mevcut
olup, onlarin arasindan secerek dinlemeyi seviyorum. Bilinmeyeni
beklemektense, belirli ve sevdigim sarkilarin kulagimda cinlamasi cok
hosuma gidiyor dogrusu. Ama iste gecen gun, ne olduysa oldu, shuffle
moduna gectim. Derken bu sarki calmaya basladi. Daha ilk notasinda
vuruldugun sarkilargillerden bu sarki. Eric clapton wonderful tonight
gibi, still got the blues gibi filan. Ilk notada uctuuum gittim sayin
seyirciler. Aziza Mustafa Zadeh'ten desperation'i teee bu zamana kadar
kesfedemedigime kizdim baya. Ama dedim ya, blame it on my lists deyip
kapattim hemen konuyu. Iste o zamanda beri bu sarki surekli kulagimda.
Ucuslardayim ama oyle boyle bir ucus degil, ruhum benden cikiyor da
dunyalari geziyor gibi. Olsem, mutlu olecegim. Sarki bitmese ruhum hic
donmeyecek. Zaten meyilli ya yolculuklara, bedenim bir deniz anasi gibi
gitmesi gereken yerlere suruklenirken, ruhum galaksiler arasinda hopayip
ziplayacak. O sebepledir ki arasira durduruyorum sarkiyi. Fazla uzaga
gitmemek lazim bir yerde... Neyse efendim, bu sarkiyi dinlerken bende
uyanan hisleri dinlediniz. Simdi bir de sozlerinden bahsedeyim. Sarki
aziza'nin umutsuzlugun nasil sarip sarmaladigini anlatmasiyla basliyor.
Ama bu sozleri dinlerken bogulmuyor, tam tersi, sanki hic boyle birsey
yokmus gibi keyfe variyorsunuz. Olumsuz bir hissi, muhtesem notalarla
ormus kendisi. Boylece bir duygudan digerine sadece taniklik yapiyor,
hepsinden bir tat alip yolculugunuza devam ediyorsunuz. Sarkinin bir
noktasi geliyor ki, bu nokta en vurucu yer. Seni yalniz birakirsam beni
affet, muzik aski benim icin daha guclu, hayatimi degistirmeye
calismiyorum cunku bu benim kaderim diyor Aziza. Ustelik bunu kaderine
boyun egen mutsuz kadin olarak degil, kadere sarilip onunla mutluluk
sarhosu olan insan edasiyla soyluyor. Dusunebiliyor musunuz? Gun icinde
saatlerini harcadigi, meslek olarak yaptigi seyin kaderi oldugunu
anlamis. Kabul etmis. Bundan mutlu. Aziza'da cogu tas yerine oturmus. O
kulaginda melodilerle yurumeyi buyuk asklarina tercih etmis.
Dusunebiliyor musunuz? Hayatta boyle bir noktaya varmanin hazzini hayal
edebiliyor musunuz? Dusunuyor, hayal ediyor ve icimde aldigim her
nefesle koruklenen bir alevle kiskaniyorum. Sonra play'e basiyorum.
Cunku butun bu hislerden sonra yolculuk yapmak sart. Sonra pause'a
basiyorum cunku cok uzaklasmamak lazim. Sonrasi ise yine dusunceler,
hisler.
Keske hic duymasaydim bu sarkiyi.